15 04 2014

Leopard Slippers


Herkese merhaba! Bu Pazar günü güneşin kıymetini bilerek anneciğimle güzel bir kahvaltı yapmaya çıktık. Giyinirken de Pazar sabahına uygun çok rahat bir stil tercih ettim :) Lilybabeshoe'dan gelen leoparlı slippers ise stilimi tamamlayıp, kombine farklı bir dokunuş kattı.. Üzerimde görmüş olduğunuz salaş triko Zara'dan ve şu anda mağazalarda hemen hemen her rengi mevcut.. Hatta Instagram'dan takip edenler bilir, hangi rengini aldım sizce diye sormuştum :) Kimse krem rengi demedi gerçi ama ben bu rengi çok seviyorum. Bahara özel pembe, yeşil, mavi tonları da hala aklımda.. Çok rahat bir parça, her şeyle de kombinlenebilir, 29 TL fiyatı da :) Slipper'lar içinse @lilybabeshoe instagram hesabını ziyaret edebilirsiniz.. Taytım ise Bonprix'in yeni spor koleksiyonundan :) Son olarak herkesin ilgisini çeken saat kolyem ise Topshop'ın eski sezonundan.. Zaten hepsinin markalarını ve linklerini toplu olarak postun en alt kısmında bulabileceğinizi artık biliyorsunuz :) Sizin haftanız nasıl gidiyor bakalım? Benim yine kocaman bir yapılacaklar listem ve kafamda milyonlarca düşünce var.. :))  Bu arada son fotoğraf Pazar günü paylaştığım Instagram fotoğrafının çekiliş anı, annem yakalamış' :))) Burada olduğunuz için çok teşekkür ediyor, öpüyorum!!

Hi guys! Me and my sweet mum went for a great breakfast last Sunday. It was a really beautiful sunny day and i took my camera with me, of course! My mum took some photos of me and here the result.. You can find below all the brands of the products which i wore in this post.. How is your week? I have lots of things to do and have so many ideas in my mind!! :) Kisses!!

-Z-
















Triko Üst / Knitted sweatshirt : Zara SS14
Tayt / Leggings : Bonprix
Leopar Slippers : LilyBabeShoe 
Çanta / Bag : Oasap
Kolye / Necklace : Topshop
Oje /  Nail Polish : Golden Rose 114

Sosyal medyada da iletişimde kalalım derseniz tıklayın! ;)
Click for social media ;)

Twitter        Instagram        Facebook       Pinterest 


14 04 2014

Bonprix ile Yoga Deneyimi


Selam! :) Blogumu sıkı takip edenler biliyor, bir süredir Yoga'ya başlamak istiyor ama fırsat yaratamıyordum. Tam da bu durumun üzerine Bonprix'ten süper bir etkinlik teklifi geldi. Maslak Yoga Şala'da Canan Akduvar hocamız eşliğinde Bonprix spor kıyafelerimizle yoga yaptık :) Bir çok hareketi ilk defa deneyimlediğim için hareketleri doğru yapıyor muyum diye düşünmekten yoganın ruhani kısmına pek konsantre olmayı başaramadım açıkçası :) Ama bu konuda ilerlemek istiyorum.. Bu arada üzerimizde görmüş olduğunuz Bonprix spor kıyafelerine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.. :) Herkese harika bir hafta diliyorum!!! :*
PS. Yoga Şala'ya girerken dış kapıda ayakkabılarınızı bırakmak zorundasınız, bu yüzden beyaz çoraplarım görüntü kirliliği yaratmış olabilir, peşin peşin özür diliyorum :D

Hello! :) If you are a good follower of my blog, you already know that i want to start to Yoga for a while.. I think that one of my favourite brands, Bonprix has felt it and organised a Yoga event for me :) They launcedh their new sport collection and we had a Yoga session at Yoga Sala.. It was really great experience but it was hard to focus all these new exercises.. But i want to continue to Yoga :) It makes my mind more clear and i felt refreshed after it.. Are there anybody who likes Yoga? :) Have a great week babes!! :*
PS. Sorry for white socks!! It's not allowed to wear shoes in Ythis oga Center :D

-Z-














9 04 2014

MARC QUINN : The Sleep Of Reason


Herkese merhaba! Geçtiğimiz Cumartesi günü annemle tam beş sergi gezdik :) Ama yola çıkarken en büyük motivasyonumuz Marc Quinn'in "Aklın Uykusu" sergisiydi.. Dergilerde, sosyal medyada röportajları ve eserleri o kadar çok karşımaya çıkmaya başladı ki bunu bir çağrı olarak algılayıp Beyoğlu Arter'in yolunu tuttum.. Gerçekten çok etkileyici ve farklı bir sergiydi. Teknoloji ve sanatın buluşması olarak da örnek gösterilebilecek bu sergiyi herkes mutlaka ziyaret etmeli! Sıfır fırça izli yağlı boya tablolar (etleri görüyorsunuz!), değişik vurgulu heykeller, farklı formlar en çarpıcı haliyle ziyaretçilerle buluşmuş.. Sanırım en etkileyici şey de sanatçının kendi kafasının kalıbını çıkartıp, içini kendi kanıyla doldurması ve bunu -19 derecedeki bir dondurucunun içinde sergilemesi.. Bunu yapabilmek için birkaç ay boyunca düzenli olarak hastaneye gidip kan aldırmış.. Arter nerede derseniz, Taksim'de İstiklal Caddesi'nin üzerinde, Tünele doğru giderken İstanbul Barosu'nun ve Ada Cafe'nin tam karşısında.. Sergi 27 Nisan'a kadar açık olacak ve giriş ücretsiz.. Sanatçının eserleriyle ilgili yorum ve açıklamalarının yer aldığı bu videoyu da izlemenizi tavsiye ederim.. Siz de modern sanatı benim kadar seviyor musunuz?? :))
















Hey guys! Last Saturday me and my mum have visited a wonderful exhibition in İstanbul. Marc Quinn's The Sleep Of Reason is really different and interesting.. Here you can find more information below ;) I really love art! :*

The exhibition's title is inspired by Goya's etching "The Sleep of Reason Produces Monsters" (from the series of aquatint plates entitled "Los Caprichos", 1799). In the etching, the artist represents himself sleeping, surrounded by the products of his own imagination, monsters and nightmares. Named in reference to this etching and departing from its moral and historical context, "The Sleep of Reason" proposes an extension of our perception towards the realm of the immaterial or that of the invisible by connecting the particular to the universal and challenging our framing of reality.

Marc Quinn's works often abound with references to the complex process of Creation, linking human history to the cyclic temporality of the universe. The self-portraits he has been producing since 1991 using his own frozen blood, or his sculptures that invert the aesthetic norms culturally standardized for the human body, underline the artificial, temporal and historical nature of dualisms that define human life (Self/Other, Body/Mind, Nature/Culture) while exploring the mutual belonging of differences or binary oppositions such as Life/Death, Birth/Destruction. In his works, "the body" operates as a site through which the artist suggests new readings of the relationship between the "inside" and the "outside".

Quinn's works offer the "inside" a new, fascinating and troubling visibility, whereas the "outside" is revealed as being constitutive of the "inside", both finding a common ground by being re-cast in the artificiality of the artwork. Art theoretician Selen Ansen has devised the exhibition around the theme of "threshold", as a passageway and as a space of reversibility between internal and external: the historical and abstract notions which refer to the categories that shape our understanding of the world, as well as our relationship to the Other in the construction of our selves.

7 04 2014

Röportaj: Spor Yaparken Nasıl Saglıklı Beslenmeliyiz?


Merhaba! :) Yaptığım Pilates postlarından sonra (burada ve burada) sizden sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenmeyle ilgili birçok soru ve mail aldım :) Ben de bu sıralar "Eat Clean" diye adlandırılan popüler beslenme akımına uymaya çalışan biri olarak istedim ki konunun uzmanından alalım gerekli bilgiyi.. Ben sordum, "Kelebeğin Gözünden" blogunun sahibi Uzman Diyetisyen Özge cevapladı.. O zaman röportaja başlayalım..

1- Bize kısaca kendinden bahseder misin? 
Ben Uzm. Dyt. Özge KELEBEK SALMAN. Zonguldaklıyım. 2007 Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunuyum. Yine Hacettepe Üniversitesi'nden 2010 yılında uzmanlığımı aldım. 2007'den beri Ankara'da çeşitli yerlerde özellikle zayıflama ve hastalıklarda beslenme ile şirketlere özel eğitimler verdim. Şu anda yine Ankara'da Homepilates'te devam etmekteyim. Aynı zamanda Chef Akademi'de profesyonel aşçılık yetiştirme programında beslenme öğretmeni ve sağlıklı yemekler workshopları eğitmeni olarak yer almaktayım.

2- Bu mesleği tercih etme sebebin nedir? Mesleğinin güzel ve zor yanları neler?
Mesleği tercih etme sebebim daha çok sağlıklı beslenme ile hem ailemin hem de benim ilgileniyor olmamdı. Bölüme başladıktan 1 sene sonra mesleğim medyada popüler olmaya başladı. Eğlenceli yani danışanlarım ile her hafta harika sonuçlar görerek herkes ile ayrı ayrı sevinmem. Bu durum, günü daha pozitif geçirmenizi sağlıyor. Zor yanı ise sabır... İnsanlara sabırlı olmayı öğretmek ve bunu aşılamak zor çünkü diyet sabır işi.

3- Spor yaparken beslenme düzenimizde özellikle dikkat etmemiz gereken hususlar var mı, varsa neler?
Beslenme, spor yaparken hem performansı arttırmada hem de spor sonrası kas doku kayıplarına karşı çok önemli. Spor öncesinde performansı arttırırken özellikle yaptığınız spor türü çok önemli... Eğer Pilates gibi yatarak veya mat üstünde bir egzersiz yapacak iseniz çok sıvı almamaya ve hacimce çok geniş besinler tüketmemeye dikkat etmek gerekir... Eğer kardiyo yapılacak ise, koşu veya yürüyüş gibi, daha çok sıvı kaybı olacağı için sıvı besinler tercih edilebilir... Eğer ağırlık çalışılacak ise hem öncesinde hem de sonrasında katı protein ve karbonhidrat alınabilir... Özellikle Pilatesten önce -> 3-4 adet hurma çok iyi bir performans arttırıcıdır...

Spor sonrasında ise mutlaka saf protein kaynaklarına yönelmek gerekir ki spor sırasında kaslarda oluşan küçük hasarlar giderilirken spor sonrasında da kas dokusu oluşumu artarak yağ yakımı hızlansın... 1 adet haşlanmış yumurta veya ızgara et veya hiç yemek yemeye zamanınız yoksa protein bar olabilir (Unique olabilir).


4- Düzenli spor yapan bir insan ile yapmayan birinin beslenme düzeni farklı mi olmalı? Evet ise neden?

Kesinlikle farklı olmalıdır. Çünkü kişi egzersiz yapıyor ise günlük harcadığı enerji miktarı, egzersiz yapmayana göre farklı olur. Kan şekeri dengeleri de aynı şekilde farklı olur. Bu yüzden egzersiz yapanlar ayrıca beslenmelerine dikkat etmelidirler.

5- Yetişkin bir bireyin günlük tüketmesi gereken su miktarı nedir? Bu konuda oldukça farklı görüşler var..


Ortalama kişiden kişiye ve mevsime göre farklılık gösterir aslında... 1,5-3 lt diyebiliriz... Ancak kişi hiç su içmiyorsa günde en fazla 2 su bardağı su içiyorsa o kişiye 3 litre içeceksin denemez yavaş yavaş 1,5 litreye çıkabilir... (Böbrek ve diyaliz hastaları için bu durum farklıdır.)

6- En sık yapılan ve doğru olarak bilinen beslenme hataları neler?

* Diyet ürünleri kalorisi az diye fazla fazla tüketmek
* Sadece protein içeren besinleri tüketerek kilo vermeye çalışmak (özellikle böbrekler protein yükü yani böbreğin protein süzme oranı vardır fazla protein böbreklerde harabiyete neden olur.)
* Popüler ve kişiye özel olmayan diyetler... (Diyetler vücuttaki hasarı hemen göstermez yapılan çalışmalar en az 2 sene sonra diyet harabiyetlerinin sonuçları ortaya çıkabilmektedir.)
* Fazla bitki çayı tüketmek... Ödem atmaktan çok tutmasına da neden olabilir


7- Sağlıklı bir insanın bir gün içerisinde yemesi gereken öğünleri ve nasıl alternatifler tercih edebileceğini bize kısaca anlatabilir misin? Yani günlük örnek bir besin tablosu istiyoruz :)
Sabah, öğle, akşam ve tabii ki ara öğünler...
Sabah için önerim... Mutlaka 1 meyve eklenmeli, eğer kişi yumurta veya peynir tüketmiyorsa yoğurt da tercih edilebilir...
Öğle için... Mutlaka 1 kase çorba ve et veya herhangi bir yemek ancak dışarıda iseniz... Çorba yerine ana yemek + salata tercih edebilirsiniz...
Akşam ise daha hafif seçenekler tercih ediniz... Daha çok haşlanmış sebzeler, bulgur veya çorba + yeşillik gibi...
Aralarda ise tercihim... Su, hurma ve çiğ bademden yana...


8- Malum yaz geliyor.. Forma girmek isteyen ya da formunu korumak isteyen okuyucularım için özel önerilerin var mı?

Özellikle şimdiden başlamaları son 2 haftaya bırakmamaları... Bu dönemde su tüketimlerini biraz arttırabilirler, sağlıksız atıştırmalıklar yerine günde toplamda 5 adet hurma (hepsi aynı anda olmayacak şekilde) tüketebilirler... Aynı zamanda bu dönemde spora başlayarak kilo verim hızını arttırabilirler... Haftanın her günü dışarıda yemek yerine bu sayıyı azaltabilirler... Öğle yemeklerini evden zeytinyağlı veya yoğurtlu seçenekler ile geçiştirebilirler... Akşam yemeklerinde hiç bir şey yememek yerine metabolizma hızlandırma için özellikle marul ve bulgur tercih edebilirler...


9- Son zamanlarda detox çok popüler.. Öncelikle detox tam olarak nedir, faydası nedir? Ve bize evde kolayca uygulanabilecek bir detox tarifi verebilir misin?


Detoks toksinlerin vücuttan özellikle boşaltım organları ile hızlı şekilde çıkışını sağlamak. Ancak zaten vücut 36 saate normal işlevleri içinde Karaciğer ve Böbrekler ile bunu geçekleştiriyor... Bu tarz yöntemler maalesef bağırsaklarda vitamin ve minerallerin emilimlerini olumsuz yönde etkiliyor. Ancak detoks olarak ben bir şeyler yapmak istiyorum diyorsanız karaciğeri yormayan enginar, brokoli, marul gibi yeşil sebzeleri 1 haftalığına hayatınıza ekleyip etleri (balık hariç) 1 haftalığına hayatınızdan çıkarabilirsiniz...



10- Röportaj için çok teşekkürler Özge'cim.. :) Lunapark Queen okuyucularına iletmek istediğin bir mesajın var mı? 
Diyet sabır işidir. Eğer diyet yapmayı kafanıza koyduysanız sakın yılmayın... İyi ya da kötü hiç bir öneri veya söyleme kulak asmayın... Hedefinizden kesinlikle şaşmayın... Herkes gibi muhakkak siz de başaracaksınız... ve beni takip etmeyi unutmayın :)

11- Sana ulaşabileceğimiz iletişim bilgilerini bizimle paylaşır mısın?
Bana instagram ve twitter üzerinden "kelebekdiyeti" olarak, bloğum www.kelebekdiyeti.net ten, aynı zamanda dyt.kelebekdiyeti@gmail.com adresinden ulaşabilirler. Sevgiler...

-Z-

Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...